Yol ~ يوٓل
Kamus-ı Türki - Yol ~ يوٓل maddesi. Sayfa: 1568 - Sira: 15





يوٓل Yol osmanlıca ne demek, يوٓل anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde يوٓل Yol maddesi
Yol ~ يوٓل güncel sözlüklerde anlamı:
Yol :::
- Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
- Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan - Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin - İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
- Gidiş çabukluğu, hız.
- Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
- Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
- Yolculuk.
- İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.T. : tarik
Yol ::: Bir organ ya da yapıdan geçen kanal.
yol ::: defa, erkân, ezgi, gaye, hat, hız, kere, kez, maksat, metot, minval, muamele, reçete, s
efer, sırat, sistem, suret, şekil, tarz, uğur, usul, vadi, yöntem