Çağdaş Sözlük

Mu'tezile ~ معتزله

Kamus-ı Türki - Mu'tezile ~ معتزله maddesi. Sayfa: 1372 - Sira: 3

معتزله Mu'tezile osmanlıca ne demek, معتزله anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde معتزله Mu'tezile maddesi

Mu'tezile ~ معتزله güncel sözlüklerde anlamı:

MU'TEZiLE ::: Aklına güvenerek ve "kul, fiilinin hâlikıdır" demekle hak mezheblerden ayrılan bir fırka. Bunlar dalâlet fırkalarının birincisidir. Vâsıl İbn-i Atâ nâmında birisi buna sebeb olmuştur. Bu kişi Hasan Basri Hazretlerinin talebesi iken, günah-ı kebireyi işleyen bir kimsenin ne mü'min ve ne de kâfir olmayıp, tövbesiz âhirete giderse ebedi cehennemde kalacağını söyleyerek hocasından ayrılmıştır. İtizal etmiştir. Mu'tezile tâifesi: "İnsanlar kendi ef'âl-i ihtiyâriyelerini halkederler" diyerek, bu fiillerde kaza ve kaderin tesirini inkâr ederler. Kendilerine kaderiyeciler de denmektedir. (Bak: Mülk)

mu'tezile ::: (a. s.) : kaderi inkâr edip "kul, ettiklerinin yaratıcısıdır" diyen ve Allah sıfatlarını kadîm saymakta ehl-i sünnet'den ayrılan ve Vâsıl bin Atâ yolunda olan kimseler ki, "Ka-deriyye" de bunun kollarındandır.

mu'tezile ::: batıl i'tikādi bir mezheb , aklı ön plana alan ve "kul kendi fiillerinin yaratıcısıdır" diyerek , ehl-i sünnetten ayrılan fırka. bunlara kaderiyeciler de denir , önderleri vasıl b. ata'dır , aklına güvenerek ve "kul , fiilinin halikıdır" demekle hak mezheblerden ayrılan bir fırka , bunlar dalalet fırkalarının birincisidir , vasıl ibn-i ata namında birisi buna sebeb olmuştur , bu kişi hasan basri hazretlerinin talebesi iken , günah-ı kebireyi işleyen bir kimsenin ne mü'min ve ne de kafir olmayıp , tövbesiz ahirete giderse ebedi cehennemde kalacağını söyleyerek hocasından ayrılmıştır , itizal etmiştir , mu'tezile taifesi: "insanlar kendi ef'al-i ihtiyariyelerini halkederler" diyerek , bu fiillerde kaza ve kaderin tesirini inkar ederler , kendilerine kaderiyeciler de denmektedir

mu'tezile ::: (a. s.) kaderi inkâr edip

MU'TEZİLE :::

Aklına güvenerek ve "kul, fiilinin hâlikıdır" demekle hak mezheblerden ayrılan bir fırka. Bunlar dalâlet fırkalarının birincisidir. Vâsıl İbn-i Atâ nâmında birisi buna sebeb olmuştur. Bu kişi Hasan Basri Hazretlerinin talebesi iken, günah-ı kebireyi işleyen bir kimsenin ne mü'min ve ne de kâfir olmayıp, tövbesiz âhirete giderse ebedi cehennemde kalacağını söyleyerek hocasından ayrılmıştır. İtizal etmiştir. Mu'tezile tâifesi: "İnsanlar kendi ef'âl-i ihtiyâriyelerini halkederler" diyerek, bu fiillerde kaza v