sıkıntı ~ صیقندی
Kamus-ı Türki - sıkıntı ~ صیقندی maddesi. Sayfa: 849 - Sira: 3

صیقندی sıkıntı osmanlıca ne demek, صیقندی anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde صیقندی sıkıntı maddesi
sıkıntı ~ صیقندی güncel sözlüklerde anlamı:
Sıkıntı :::
- İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
Örnek: İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı. P. Safa - Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet
Örnek: Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm. A. Gündüz - Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
Örnek: İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim. S. F. Abasıyanık - Darlık, yokluk
Örnek: Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş. H. Taner - Sorun, problem, mesele
- müzâyaka.
sıkıntı ::: cefa, çile, düşünce, ezgi, eziyet, fırtına, gaile, hâl, hüzün, kahır, kambur, ka
ranlık, keder, kor, külfet, mesele, mihnet, problem, rahat, sancı, sorun, usanç, zarur
et, zehir, zor