Çağdaş Sözlük

sıkıntı ~ صیقندی

Kamus-ı Türki - sıkıntı ~ صیقندی maddesi. Sayfa: 849 - Sira: 3

صیقندی sıkıntı osmanlıca ne demek, صیقندی anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde صیقندی sıkıntı maddesi

sıkıntı ~ صیقندی güncel sözlüklerde anlamı:

Sıkıntı :::


  1. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
    Örnek: İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı. P. Safa

  2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet
    Örnek: Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm. A. Gündüz

  3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
    Örnek: İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim. S. F. Abasıyanık

  4. Darlık, yokluk
    Örnek: Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş. H. Taner

  5. Sorun, problem, mesele

  6. müzâyaka.

sıkıntı ::: cefa, çile, düşünce, ezgi, eziyet, fırtına, gaile, hâl, hüzün, kahır, kambur, ka
ranlık, keder, kor, külfet, mesele, mihnet, problem, rahat, sancı, sorun, usanç, zarur
et, zehir, zor