Zâde ~ زاد
Kamus-ı Türki - Zâde ~ زاد maddesi. Sayfa: 679 - Sira: 11


زاد Zâde osmanlıca ne demek, زاد anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde زاد Zâde maddesi
Zâde ~ زاد güncel sözlüklerde anlamı:
ZADE ::: (Ziyâdet. den fiil) Çoğaldı, ziyade oldu veya çok olsun, çoğalsın (meâlinde).
ZADE ::: f. Evlâd, oğul. * İyi insan. * Nikâh neticesi olmuş çocuk. * Kelime sonuna getirilerek birleşik kelimeler de yapılır. Meselâ: Şah-zade (Şehzade) $ : Padişah evlâdı.
"); zâd ::: (a. i. c. : ezvâd, ezvide, zevâd) : azık, yiyinti.
zâd ::: (a. fi. ziyâdet'den) : çoğalsın, artsın.
zâd-Allah ::: Allah artırsın!
-zâd ::: (f. s.) : "doğma, doğmuş" mânâsına gelerek 'birleşik kelimeler yapar. Mâder-zâd : anadan'doğup büyüme. Melek-zâd : melekten doğma. Nev-zâd : yeni doğmuş. Pert-zâd : periden doğmuş; mec. çok güzel.
zad-ı dil ::: müz. Türk müziğinin en az iki bucuk asırlık bir mürekkep makamı olup zamanımıza kalmış numunesi yoktur.
zade ::: (a. fi.) : "çok olsun, artsın!" mânâsında iyi bir dilek sözü.
zade ömrühu ::: ömrü artsın!
zâdet fazîletühu ::: fazîletleri artsın!
zade ::: (f. i. c. : zadegan) : 1) evlât, oğul. 2) insaniyetli, doğru adam. 3) s. "doğmuş, meydana gelmiş" mânâlariyle 'birleşik kelimeler yapar. Harâm-zâde : piç. Merdüm-zâde : insan oğlu. Perî-zâde : periden doğmuş.
zâde-i dehn ::: kalem, söz.
zâde-i hatır, zâde-i tab', zâde-i tabiat ::: şiir, bir insanın tabiatından meydana gelen eseri.
zâde ::: oğul, çocuk.
Zade :::
- Oğul, evlat
- Doğmuş.
- 1. Evlat, oğu2. Dürüst, doğru adam.
zâd ::: azık , doğmuş , doğum
zâde ::: doğmuş , evlat , oğul
zâd ::: azık
zâd ::: doğmuş
zâd ::: doğum
zâde ::: doğmuş
zâde ::: evlat
zâd ::: (a. i. c. : ezvâd, ezvide, zevâd) azık, yiyinti.
-zâd ::: (f. s.) doğma, doğmuş
zade ::: (a. fi.) çok olsun, artsın!
zade ::: (f. i. c. : zadegan) 1) evlât, oğul. 2) insaniyetli, doğru adam. 3) s.
zade ::: evlat, oğul
ZADE :::