Pençe ~ پنجه
Kamus-ı Türki - Pençe ~ پنجه maddesi. Sayfa: 359 - Sira: 11


پنجه Pençe osmanlıca ne demek, پنجه anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde پنجه Pençe maddesi
Pençe ~ پنجه güncel sözlüklerde anlamı:
PENçE ::: f. El ayası ile beş parmağın tamamı. * Hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. * Eskiden Şark hükümdarlarının imza yerine ellerini kırmızı boyaya sürüp, kâğıdın üstüne basmalarıyla olan şekil, tuğra. * Mc: Kuvvet. Savlet, satvet.
pençe ::: (f. i.) : 1) pençe, yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklariyle tırnakları. 2) mee. zorlu el. 3) meşhur bir çeşit lâle.
pence-i âl-i abâ ::: Hz. Muhammed (Aleyhisselâm), Hz. Alî, Hz. Fâtıme, Hz. Hasan ve Hüseyin isimlerinin el pençesi şeklinde yazılan levhalara verilen bir ad.
pence-i girye ::: bot. salkım söğüt.
pence-i Meryem ::: bot. meryemeli, buhurumeryem.
pençe ::: (f. i.) : (bkz. : pençe). penc-i âhen-destâne : demir el gibi pençe. pençe-i igtisâb : gasp pençesi.
pençe-i kalır ::: kahir pençesi, mahveden el.
Pençe :::
- Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları
Örnek: Kuş, beni görünce korktu, pençesinde yılanla havalandı. M. Ş. Esendal - Ayakkabının tabanındaki kösele.
- Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç
Örnek: Bu vicdan azabının demirden pençesi yüreğini sıkmaya başlıyordu. Y. K. Karaosmanoğlu - El
Örnek: Bir yumruğunu gırtlağıma dayadı, bir pençesiyle kalbimi kavradı. A. Gündüz
pence ::: pençe
pençe ::: pençe
pence ::: pençe
pençe ::: pençe
pençe ::: el
PENÇE :::