eski ~ اسكی
Kamus-ı Türki - eski ~ اسكی maddesi. Sayfa: 111 - Sira: 18


اسكی eski osmanlıca ne demek, اسكی anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde اسكی eski maddesi
eski ~ اسكی güncel sözlüklerde anlamı:
Eski :::
- Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı
Örnek: Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? N. Ataç - Önceki, sabık
Örnek: Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş. H. Taner - Geçerli olmayan
Örnek: Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir. R. N. Güntekin - Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
- Geçmiş çağlardaki
Örnek: Kendimi eski zamanların eski bir gecesinde gayet geç bir saatte sokakta dolaşıyorum sanıyordum. R. N. Güntekin - Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.
- Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
Örnek: Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. H. Z. Uşaklıgil - Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz.
- Eskiye ait,eski devirden kalma arkaik, kalıntı.
eski ::: çaput, emektar, ezelî, külüstür, paçavra, sabık