Ciddî ~ جدی
Kamus-ı Türki - Ciddî ~ جدی maddesi. Sayfa: 471 - Sira: 21

جدی Ciddî osmanlıca ne demek, جدی anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde جدی Ciddî maddesi
Ciddî ~ جدی güncel sözlüklerde anlamı:
CiDDi ::: Gerçek. Hakikat. * Ağırbaşlı, hâlleri sakin olan kişi. * Mühim.
Ciddi :::
- Şaka olmayan, gerçek
Örnek: Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı. T. Buğra - Ağırbaşlı
Örnek: Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım. H. R. Gürpınar - Titizlik gösterilen, önem verilen
Örnek: Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur. H. Taner - Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim
Örnek: Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık. B. Felek - Eğlendirme amacı gütmeyen.
- Gülmeyen
Örnek: O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu - Güvenilir, sağlam, önemli
Örnek: Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor. O. S. Orhon - Önem vererek, gerçek olarak.
ciddî ::: ağırbaşlı , gerçek , önemli
cedî ::: oğlak , oğlak burcu
cedî ::: oğlak
cedî ::: oğlak burcu
ciddî ::: ağırbaşlı
ciddî ::: önemli
ciddi ::: ağır, ağırbaşlı, gerçek, güvenilir, kritik, önemli, sağlam, salmaklı, tehlikeli
, vahim, vakur, veznin
CİDDÎ :::
Gerçek. Hakikat. * Ağırbaşlı, hâlleri sakin olan kişi. * Mühim