Çağdaş Sözlük

tutuk ~ طوتق

Kamus-ı Türki - tutuk ~ طوتق maddesi. Sayfa: 892 - Sira: 2

طوتق tutuk osmanlıca ne demek, طوتق anlamı.. Osmanlıca sözlükler kamus-ı türki şemsettin sami sözlüğünde طوتق tutuk maddesi

tutuk ~ طوتق güncel sözlüklerde anlamı:

TUTUK ::: Örtü, perde, peçe.

tutuk ::: (f. i.) : çadır, büyük perde; örtü.

tutuk ::: (a. i.) : perde, örtü, peçe. (bkz. : bürka').

Tutuk :::


  1. Akıcı, rahat konuşamayan.

  2. Eski işlevini göremez duruma gelmiş
    Örnek: Geçen gün beni dövdüler. Boynum, omuzlarım hâlâ tutuk. A. İlhan

  3. Kısılmış, tutulmuş, kesik
    Örnek: Ağır ağır ve tahtalar arasında boğulan tutuk akislerle yükseliyordu. P. Safa

  4. Kapalı, tıkalı.

  5. Sıkıntılı
    Örnek: Bu tutuk hava içinde saat ona doğru Meclisin zili uzun uzun çaldı. R. E. Ünaydın

  6. Durgun, çekingen, sıkılgan.

  7. Tutuklu.

  8. 1. Efsun, büyü. 2. Rehin, tutu. 3. Kapalı, örtülü. 4. Perde, peçe. 5. Çekingen sıkılgan. 6. Askeri vali, vali.

tutuk ::: örtü , perde , peçe

tutuk ::: (f. i.) çadır, büyük perde; örtü.

tutuk ::: (a. i.) perde, örtü, peçe. (bkz. : bürka').

tutuk ::: çekingen, durgun, kapalı, kesik, sıkılgan, tutuklu

TUTUK :::

Örtü, perde, peçe